2024 EMEKLİ YILI DEĞERLENDİRMESİ
- Emekli Meclisleri Sendikası
- 24 Ara 2024
- 2 dakikada okunur
EMS BURDUR AKTİVİSTİ SADRETTİN URHAN:
‘’ EMEKLİLER, SON 5 YILDA, BU KADAR ZULÜM, BU KADAR DERİN YOKSULLUK YAŞADI’’

Emekli Meclisleri Sendikası Burdur Aktivisti Sadrettin Urhan, 2024 Emekliler yılını değerlendirdi.
Urhan, yaptığı açıklamada, 2025 yılına girmeye günler kala, emeklilerin durumunun çok vahim olduğunu bildirdi.
Ülkemizdeki 16 milyon 400 bin emeklinin ‘’derin yoksulluğu’’ iliklerine kadar yaşadığını vurgulayan Urhan, ‘’65 yaş ve üzerindeki emeklilerimizin, iş gücüne katılım oranı ciddi bir şekilde artmaya başladı. Düşük düzeydeki emekli maaşları ve derin yoksulluk, yaşlı/emeklileri gücünün üzerindeki işlerde çalışmaya itmiştir’’ dedi.
65 yaş ve üzerindeki emeklilerin iş gücüne katılım oranının Emekli yılı ilan edilen 2024 yılında yüzde 13 civarında olduğunu vurgulayan Urhan, şöyle devam etti:
‘’2025 ve dah sonrki yıllarda bu oranın katlanarak artması beklenmektedir. Emekliler evlerinden çıkamaz, çıksa da ikinci bir iş aramak zorunda bırakıldılar. Ev dışında, bir bardak çay ve simit almak, emekliler için ciddi maliyet oluşturmaktadır. Ülkemizin her yerleşim yerlerinde ve de özellikle şehirlerde, emekli maaşları, ev kiralarına yetişemez olmuş, Ülkeyi yönetenler, bu işi de diğer birçok işte olduğu gibi yönetemez olmuş ve kiracılar, ev sahiplerinin insafına bırakılmışlardır.
Bizi, sürekli "kıskanan’ ülkelerde bu sorun, sosyal devlet anlayışı içinde çözülmüş, vatandaş geliri oranında, devletinin kiracısı olmuştur. Ülkenin geliri ve refah payı % 20 zenginine değil de eşit olarak tüm vatandaşına dağıtılsa, bu sorunun çözümü, olumlu ve mutlu sona ulaşır.’’
En düşük emekli maaşının, 30 bin liranın altında asla olmaması gerektiğini vurgulayan Urhan, şunları kaydetti:
‘’Maaş katsayı hesaplamaları, 2008 öncesine göre yapılmalıdır. İntibak yasası, bir an önce çıkarılmalı. Ülkemiz emeklileri son beş yıla kadar bu kadar zulüm ve bu kadar derin yoksulluk hiç yaşamadılar. Emekliler, bu yaşama savaşını kaybetmek üzereler. Emekli ve emekli yakını arkadaşlar; tarihsel sorumluluklarınızdan daha ne kadar kaçacaksınız? Daha ne kadar kabuğunuza, köşenize çekilip bu derin yoksulluğa rıza göstereceksiniz? Bırakın çocuklarınızı, Torunlarınız sizleri, bizleri affedecekler mi sanıyorsunuz? Onlara, onurlu bir yaşam bırakmak için, Emekli Sendikalarına katılıp, gücünüzü, kuvvetinizi, birer birey olduğumuzu ne zaman göstereceğiz? Haydi emekliler, kalkalım ayağa, silkelenelim üzerimizdeki ölü toprağını. Çanakkale de yatan atalarımızı nasıl ki rahmetle ve saygıyla anıyorsak, torunlarımız da biz atalarını aynı duygularla ansınlar.’’